Ruh sağlığı alanında çalışan hemen herkesin kafasında aynı soru var: "Reklam vermek yasak mı, değil mi?" Cevap ikisi de değil. Türkiye'de sağlık alanında reklam yasak, bilgilendirme serbest. Bütün mesele bu iki kavramın arasındaki çizgiyi doğru okumakta.

Bu çizgiyi bilmeyen meslektaşlar iki uçtan birine düşüyor: ya hiçbir şey yapmayıp dijitalde tamamen görünmez kalıyor, ya da rastgele bir ajansın hazırladığı "Hayatınızı değiştirin, garantili sonuç" temalı bir reklamla Reklam Kurulu'nun karşısına çıkıyor. İkisi de kaybettiriyor.

Bu yazıda mevzuatın ne dediğini, hangi ifadelerin sizi riske attığını ve aynı mesajı yasal sınırlar içinde nasıl kurabileceğinizi örnekleriyle anlatıyorum.

Kimler bu kuralların kapsamında?

Sağlık alanındaki tanıtım kuralları yalnızca hekimleri bağlamıyor. Özel sağlık kuruluşlarının yanı sıra hekim, diş hekimi, eczacı, diyetisyen, klinik psikolog, hemşire, fizyoterapist gibi sağlık meslek mensuplarının tamamı bu düzenlemelerin kapsamında.

Pratikte şu anlama geliyor: bir psikiyatri kliniği, bir psikoloji merkezi ya da tek başına çalışan bir klinik psikolog — hepsi aynı çerçeveye tabi. "Ben küçük bir ofisim, beni kimse denetlemez" düşüncesi yanlış; şikâyet üzerine başlayan incelemeler ofis büyüklüğüne bakmıyor.

Dayanak olan mevzuat

Konuyu düzenleyen birden fazla metin var ve hepsi aynı yöne bakıyor:

  • 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun — sağlık meslek mensuplarının reklam yapmasını yasaklayan temel kanun.
  • Tıbbi Deontoloji Tüzüğü — ticari reklam ve haksız rekabeti yasaklayan hükümler.
  • Sağlık hizmeti sunan kuruluşların tanıtım faaliyetlerine ilişkin yönetmelik — reklam tanımını genişleten, tanıtımın sınırını çizen güncel düzenleme.
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — Reklam Kurulu'nun idari para cezası verme yetkisinin dayanağı.
  • Türk Psikologlar Derneği Etik Yönetmeliği — meslek etiği açısından tanıtım ve danışan mahremiyetine dair ilkeler.

Not: Bu yazı bir hukuki görüş değil, uygulamaya dönük bir rehberdir. Kliniğinize özel bir durumda ya da elinize bir inceleme yazısı ulaştığında mutlaka bir avukata danışın.

Reklam ile bilgilendirme arasındaki fark

Mevzuatın mantığı aslında tek bir ayrım üzerine kurulu:

Bilgilendirme (serbest)Reklam (yasak)
Doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmışAbartılı, iddialı, kanıtlanamaz
Bilgi verir, karar vermeyi okura bırakırTalep yaratmayı hedefler
Kendini öne çıkarmaz"En iyi", "lider", "bir numara" der
Korku ve endişe yaratmazAciliyet ve korku üzerinden ikna eder
Sonuç vaat etmezİyileşme garantisi verir

Kısacası: "Şu konuda şunu biliyoruz" demek serbest, "Bize gelin, çözelim" demek riskli.

Kesinlikle yapamayacağınız şeyler

1. Danışan deneyimi paylaşmak

Teşekkür mesajları, danışan yorumları, "3 seansta hayatım değişti" tarzı aktarımlar. Bunlar hem tanıtım kurallarına hem de meslek etiğine aykırı. Danışanın kendi rızasıyla verdiği bir yorum bile bu riski ortadan kaldırmıyor; çünkü mesele yalnızca izin değil, sağlık hizmetinin ticari bir vitrine dönüşmemesi.

2. Öncesi–sonrası anlatımı

Estetik alanında sık görülen bu format, ruh sağlığında daha da sorunlu. Bir danışanın depresyon puanının düşüşünü ekran görüntüsüyle paylaşmak, isim gizlense bile ihlal sayılır.

3. Ücret, indirim, kampanya duyurmak

"Seans ücreti 800 TL", "İlk görüşme yarı fiyatına", "3 seans al 1 bedava" gibi ifadeler doğrudan ticari reklam kabul edilir. Fiyat bilgisi ancak danışan sorduğunda birebir iletişimde verilir.

4. Üstünlük iddiası

"Şehrin en iyi psikoloğu", "Türkiye'nin lider terapi merkezi", "alanında bir numara" — kanıtlanamayan her üstünlük iddiası açık ihlaldir.

5. Sonuç ve garanti vaadi

"Kaygınızdan kurtulun", "Panik atağa kesin çözüm", "Garantili iyileşme". Ruh sağlığında sonuç garanti edilemez; bu ifadeler aynı zamanda yanıltıcı reklam kapsamına girer.

6. Korku pazarlaması

"Tedavi ettirmezseniz iş işten geçer", "Geç kalırsanız kronikleşir" gibi endişe üreterek talep yaratan mesajlar.

Rahatlıkla yapabilecekleriniz

Yasak listesi uzun görünüyor ama geriye kalan alan sanılandan çok daha geniş:

  • Kimlik bilgileri: adınız, unvanınız, uzmanlık alanınız, adresiniz, iletişim bilgileriniz, çalışma saatleriniz.
  • Eğitim ve deneyim: mezun olduğunuz bölüm, aldığınız süpervizyon ve terapi ekolü eğitimleri, katıldığınız sertifika programları — abartısız ve doğru şekilde.
  • Hizmet listesi: bireysel terapi, çift terapisi, çocuk-ergen görüşmeleri, online seans gibi verdiğiniz hizmetlerin sade listesi.
  • Çalıştığınız yaklaşım: BDT, EMDR, şema terapi gibi ekolleri tanıtan bilgilendirici içerikler.
  • Bilimsel temelli genel içerik: kaygı nedir, terapi süreci nasıl işler, ilk seansta ne olur türünden eğitici yazı ve videolar.
  • Randevu ve ulaşım bilgisi: nasıl randevu alınacağı, kliniğin konumu, online görüşme imkânı.

Aynı mesajı yasal kurmak

Çoğu klinik, söylemek istediği şeyi söylemekten değil, nasıl söylediğinden ceza yiyor. Aynı niyeti mevzuata uygun kurmanın örnekleri:

Riskli haliUygun hali
"Panik atağınızdan kurtulun, garantili çözüm""Panik atak nedir, hangi yaklaşımlarla çalışılır?"
"Şehrin en deneyimli çift terapisti""Çift terapisi alanında X yıldır çalışıyorum"
"Danışanımız 4 seansta iyileşti""Bir terapi süreci ortalama kaç seans sürer?"
"İlk seans %50 indirimli""Randevu ve ücret bilgisi için iletişime geçebilirsiniz"
"Depresyonu geç kalmadan çözün""Depresyon belirtileri ve başvuru süreci hakkında bilgi"

Sağ sütundaki başlıklar hem mevzuata uygun hem de arama motorlarında çok daha fazla aranıyor. Yani uyumlu içerik aynı zamanda daha çok kişiye ulaşan içerik.

Google ve Meta reklamı verilebilir mi?

Platformların kendi kuralları, mevzuattan ayrı ve ek bir katman. İkisini birlikte düşünmek gerekiyor.

Google Ads

Sağlık hizmetleri için reklam verilebilir; ancak metinlerin yukarıdaki bilgilendirme sınırında kalması şart. "Yakınımdaki psikolog", "online terapi randevusu" gibi zaten arayan kişiye ulaşırsınız — yani talep yaratmazsınız, var olan talebi karşılarsınız. Mevzuat açısından en savunulabilir kanal budur.

Meta (Instagram / Facebook)

Meta, ruh sağlığı konusunu hassas kategori sayar. Kişiyi durumuyla doğrudan işaret eden metinler ("Depresyonda mısınız?", "Kaygınız mı var?") reklam reddine yol açar. Ayrıca sağlıkla ilgili reklamlarda ayrıntılı hedefleme seçenekleri kısıtlıdır. Çözüm, kişiyi teşhis eden değil, konuyu anlatan bir dil kurmak.

Sık yapılan hata: Ajanslar çoğu zaman genel işletmeler için yazdıkları reklam metnini klinikler için de kullanıyor. "Hemen ara, yerini kaptırma" mantığı burada hem reddedilir hem de mevzuat açısından risklidir.

Denetim ve yaptırım

Birden fazla merci devrede:

  • Reklam Kurulu: yanıltıcı ve kural dışı tanıtımlar için idari para cezası ve durdurma kararı verebilir.
  • Sağlık Bakanlığı / İl Sağlık Müdürlüğü: sağlık kuruluşlarının tanıtımını denetler.
  • Meslek örgütleri: etik ihlallerde disiplin süreci işletir; uyarı, para cezası ve daha ağır yaptırımlar gündeme gelebilir.

Süreçler çoğunlukla bir şikâyetle başlıyor — ve şikâyet eden genellikle danışan değil, aynı şehirdeki bir meslektaş oluyor. Bu yüzden "kimse görmez" varsayımı gerçekçi değil.

Pratik kontrol listesi

Yayına almadan önce her metni şu beş sorudan geçirin:

  1. Bu cümle bir sonuç vaat ediyor mu?
  2. Kendimi başkalarından üstün gösteriyor muyum?
  3. İçinde fiyat, indirim veya kampanya geçiyor mu?
  4. Bir danışan deneyimi aktarıyor muyum?
  5. Okuyanda korku ya da aciliyet yaratıyor mu?

Beşine de "hayır" diyebiliyorsanız metin büyük ihtimalle güvenli bölgede.

Sonuç

Ruh sağlığı alanında tanıtımın kuralları dar ama kapalı değil. Kliniklerin çoğu, izin verilen alanı sonuna kadar kullanmadığı için görünmez kalıyor — yasak olduğu için değil.

Doğru kurulmuş bir Google işletme profili, düzenli yayınlanan bilgilendirici içerikler, sade ve dürüst bir web sitesi ve arayan kişiye ulaşan bir arama reklamı; bunların hiçbiri mevzuata aykırı değil. Aykırı olan, bunları "satış" diliyle yazmak.

Mevzuata uygun ama gerçekten çalışan bir tanıtım mümkün

Kliniğinizin görünürlüğünü, sınırları çiğnemeden büyütüyoruz. Ücretsiz görüşmede mevcut tanıtımınızı birlikte gözden geçirelim.